Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3907 K.2025/4113
1. Hukuk Dairesi 2025/3907 E. , 2025/4113 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/504 E., 2024/735 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hazro Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/33 E., 2023/138 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ................köyünde bulunan 1 25... parsel sayılı taşınmazların davacılardan bir kısmına ait olduğunu, kadastro tespitinde sınırın yanlış belirlendiğini, taşınmazların 1983’den beri davacıların zilyetliğinde olduğunu, kadastro sırasında taşınmazların bir kısmının ..............köyü 148, 1 49... parseller içerisinde bırakıldığını belirterek ............ köyünde bulunan 148, 1 49... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiş, yargılama sırasında taşınmazların ................ köyü 148, 1 49... adaların 1 parselleri olduğu beyan edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; davanın haksız ve yersiz olduğunu, taşınmazların Hazine adına kayıtlı olmaması nedeniyle davanın husumet nedeni ile, davanın derdest olması durumunda derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Dahili davalılar ... ve müşterekleri vekili; davanın yasal süresinde açılmadığını, eksik harcın tamamlanması gerektiğini, davalıların ...............köyü 148, 1 49... parsel sayılı taşınmazların müşterek malikleri olduğunu, taşınmazların davalılara üst soylarından intikal ettiğini, davacıların iddiasının hukuki mesnetten yoksun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; davacıların kadastrodan önceki nedene dayandığı, davanın 15.02.2021 tarihinde açıldığı, taşınmazların kadastro tutanağının 04.04.1979 tarihinde kesinleştiği, Kanun'da belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesi ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 148, 1 49... parsel sayılı taşınmazların dava tarihi itibariyle sırasıyla ölü ... mirasçıları, .................ve müşterekleri, .................ve müşterekleri adlarına kayıtlı oldukları, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen Hazine ile bir ilgilerinin bulunmadığı, davacılar vekili tarafından 12.03.2021 tarihli dilekçe ile HMK'nın 124. maddesi uyarınca kayıt maliklerinin davaya dahil edilmesi talep edilmiş ise de somut olayda tarafın yanlış gösterilmesinin HMK'nın 124. maddesinde belirtilen "maddi bir hata"dan kaynaklandığının veya "kabul edilebilir bir yanılgı"ya dayandığının düşünülemeyeceği gibi davanın niteliği gereği zorunlu dava arkadaşlığı dışında ıslah yoluyla da olsa davanın açılmasından sonra taraf değişikliği ve teşkilinin mümkün olmadığı, bu nedenle Mahkemece, dava konusu taşınmazlar yönünden açılan davanın tapu maliki olmayan kişiye karşı açılması nedeniyle HMK'nın 114/d, 115/2 maddeleri gereğince davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği halde hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru görülmediği, belirtilen hususların HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık oluşturduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ancak; kamu düzeni nedeniyle HMK'nın 355/1 ve 353/1-b-2 maddeleri gereğince Yerel Mahkemenin kararının kaldırılmasına, bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden dava konusu taşınmazlar hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine dair yeniden hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya dahil edilmek yoluyla davada taraf teşkilinin sağlandığını, davalıların davaya cevap verdiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu, davacıların hükmü istinaf ettiği gözetildiğinde aleyhe bozma yasağının düşünülmesi gerektiğini, çekişmeli taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının usulsüz olarak kesinleştirildiğinden davada hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir .
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda; ..................köyünde bulunan eski 148, 1 49... parsel sayılı taşınmazlar, sırasıyla ölü ... mirasçıları, .....................adına tepit ve 1979 yılında tapuya tescil edilmiştir.
Aynı yer ...........köyünde 2015 yılında yapılan toplulaştırma nedeniyle 1 48... ve 1 49... parsel sayılı taşınmazlar ... ve müşterekleri adına, 1 75... parsel sayılı taşınmaz ................ ve müşterekleri adına kayıtlanmıştır.
Davacılar vekili 15.02.2021 tarihinde Hazineyi hasım göstermek suretiyle tapu iptali ve tescil istemli dava açmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.