Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5592 K.2025/4009

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5592 📋 K. 2025/4009 📅 25.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/5592 E.  ,  2025/4009 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/30 E., 2024/378 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 2009 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında yol olarak tescil harici bırakılan kısım ile hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilen çekişmeli taşınmazların, davacılar adına kayıtlı 1 31... ve 1 32... parsel sayılı taşınmazlar ile birleştirilerek davacılar adına eşit hisse olacak şekilde tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Taşköprü Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.03.2018 tarihli 2016/121 Esas ve 2018/69 Karar sayılı kararıyla; çekişmeli taşınmazların köylünün ortak kullanımındaki yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanımının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Kararın, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 21.12.2021 tarihli 2021/3505 Esas ve 2021/8102 Karar sayılı kararı ile “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, davacı tarafın dayanak tapu kayıtlarının tüm tedavülleri ile birlikte getirtilip yöntemince zemine uygulanması gerektiği belirtilerek” karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların köylüler ve davacılar tarafından ortaklaşa kullanıldığı, uzun bir süredir ekilip biçilmeyen hali arazi niteliğinde tarım dışı arazi vasfında oldukları, dava edilen yol olarak tespit harici bırakılan bölümün fiilen tüm köylülerin gelip geçtiği köy yolu olarak kullanıldığı, davacılar yararına 20 yılı aşkın ekonomik amacına uygun malik sıfatıyla zilyet olma ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluşmadığı, davacıların davasını ve tespitin aksini ispat edemedikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay bozma ilamı öncesi ve sonrasında dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile davacıların babasının dava konusu taşınmazlara zilyet olduğunun ispatlandığını, davacılardan ...’in keşifteki beyanına göre davaya konu edilen yola denk gelen kısımlar yönünden bir talepleri olmadığının belirtilmesine göre, Hazine adına hali arazi vasfı ile tescil edilen taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile kadastroda paftasında yol olarak tespit harici bırakılan kısmın tapuya tescili istemine ilişkindir.
2009 yılında yapılan kadastro sonucu ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 28... parsel, 1 31... parsel, 1 32... parsel sayılı sırasıyla 638,57; 242,63; 258, 99... yüz ölçümündeki taşınmazlar Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın Taşköprü Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.