Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2590 K.2025/3935

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2590 📋 K. 2025/3935 📅 24.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2590 E.  ,  2025/3935 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1808 E., 2024/1782 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Selim Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/109 E., 2024/18 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; .. ili, ... ilçesi, ... ... köyü 1 08... parsel; 1 11... , 15 parsel; 1 14... parsel , 1 23... , 52 parsel; 1 34... , 44 parsel; 1 35... parsel; 1 63... parsel sayılı taşınmazların davalı adına tapuya kayıt ve tescil edildiğini, buna karşın taşınmazların tarafların müşterek murisinden kaldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları nispetinde davacılar adına tescilini, aksi halde taşınmazların değerinin miras payları oranında faiziyle birlikte tazminini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davacıların kötü niyetli olarak aleyhine dava açtıklarını, dava konusu taşınmazların bir kısmının babasından kendisine kalmayıp uzun yıllar kendisinin zilyet ve tasarrufunda bulunan taşınmazlar olduğunu, diğer bir kısmının ise muristen kalmakla beraber sağlığında kendisine verdiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro öncesi sebebe dayalı tapu iptali ve tescil davasının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin 3. fıkrasında yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka ve kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun’un) 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; murisin ölmeden önce taşınmazları oğluna devrettiği iddiasının doğru olmadığını, murisin vefatı sonrası davalının taşınmazları usulsüz ve hukuka aykırı şekilde mülkiyetine geçirdiğini tanık beyanları ile iddiasının kanıtlandığını Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hukuka aykırı karar verildiğini öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucunda ... ili, .. (...) ilçesi, .. (... Oluklu) köyü çalışma alanında bulunan 1 08... parsel, 1 11... ve 15 parsel, 1 14... parsel, 1 23... ve 52 parsel, 1 34... parsel, 1 35... parsel, 1 63... parsel sayılı taşınmazlar satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle "tarla" vasfıyla ... adına tespit edilmiş, tutanak 26.05.2008 ilâ 25.06.2008 tarihleri arasında askı ilanına çıkarılmış, askı ilan süresi içerisinde dava açılmadığından 26.06.2008 tarihinde kesinleşerek aynı tarihte tapuya tescil edilmiştir. ... ili, .... (...) ilçesi, ... (.. Oluklu) köyü çalışma alanında bulunan 1 34... parsel sayılı 11.129, 07... yüz ölçümündeki taşınmaz, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle "tarla" vasfıyla ... adına tespit edilmiş, tutanak 25.05.2008 ilâ 25.06.2008 tarihleri arasında askı ilanına çıkarılmış, askı ilan süresi içerisinde açılan davanın yargılaması sonucunda Kağızman Kadastro Mahkemesinin 2008/63 Esas ve 2010/103 Karar sayılı kararı ile davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilip 05.02.2013 tarihinde kesinleşmesi üzerine hükmen tapuya tescil edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleştiği 26.06.20 08... .02.2013 tarihleri ile eldeki davanın açıldığı 21.07.2023 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.12.2022 tarih ve 2020/(16)1-691 Esas, 2022/1680 Karar sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere, hak düşürücü sürenin hukuki niteliği uyarınca mülkiyet hakkının özünün ortadan kalkmasına, diğer bir anlatımla davacının malvarlığı üzerindeki hakkı hak düşürücü süre nedeniyle ortadan kalktıktan sonra açtığı davada tazminat hakkına da sahip olamayacağına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.