Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3957 K.2025/3940

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3957 📋 K. 2025/3940 📅 24.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3957 E.  ,  2025/3940 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/368 E., 2023/538 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/623 E., 2021/1133 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.06.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalılar ..., ... vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile 10 yıllık arkadaşlıklarının olduğunu, 27.03.2015 tarihinde aralarında yaptıkları yazılı takas sözleşmesinde 14 02... , 4 ve 13 parsel numaralı arsaları ile yine ...'nın yetkili olduğu ..... Dekorasyon Mimarlık Yapı Malzemeleri İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı 89 99... parsel sayılı taşınmazdaki C blok 10, 19... nolu daireleri karşılığında takas olmak üzere anlaştıklarını, evler inşaat aşamasında olduğundan kendisine verilen dairelerin tapudaki devir işlemlerini gerçekleştiremediklerini, daha sonra ...'nın 14 02... , 4 ve 13 parsel numaralı arsalarına müşteri çıktığını söyleyerek kendisinden satış işlerini takip etmek için vekalet istediğini, 03.11.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnameyi verdiğini, aynı vekaletname ile ..., ..., ...'ya yetki verdiğini, vekaletnameye istinaden arsaların, ...'nın oğlu ... tarafından iki gün sonra 05.11.2015 tarihinde hileli olarak davalılar ..., ... ve ...'a aynı günde ve aynı fiyata satıldığını, arsa değerinin 200.000,00 TL olmasına rağmen 30.000,00 TL gösterildiğini, kendisine hiçbir ödeme yapılmadığını, sözleşme gereği kendisine devir edilmesi gereken üç adet dairenin üzerine kredi alınması nedeniyle ... Bankası tarafından ipotek konulduğunu, takas sözleşmesi imzalandığında üzerinde ipotek ve haciz bulunmadığını, arsayı satın alanların gerçek alıcı olmadıklarını, satış nedeni ile kendisini devre dışı bıraktıklarını, ... ve oğlu ...'nın kötü niyetli olarak taşınmazlarını önce yukarıdaki kişilere satmış gibi gösterdiklerini ve taşınmazları onların üstüne geçirdiklerini, ... ve oğlu ...'nın kendisine verilen vekalet görevini kötüye kullandıklarını ileri sürerek dava konusu 14 02... , 4 ve 13 parsel sayılı taşınmazların tapusunun iptali ile adına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılardan ... Dek. Mim. Yapı Malz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... ile ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, husumet itirazlarının olduğunu, tapu iptali ve tescil davasının tapuda adına haksız tescil yapılan kişiye yöneltilmesin gerektiğini, müvekkillerinin davalı olarak gösterilemeyeceğini, dava konusu arsaların ..., .. .. ve ... üzerine tescilli olmadığını, müvekkili ... tarafından vekalet görevinin kötüye kullanılmadığını, vekaletname gereğinin usulüne uygun olarak yerine getirildiğini, davacının davasını ispatlamak zorunda olduğunu, müvekkili Şirket tarafından yapıldığı söylenen takas sözleşmesini kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının gayrimenkul takası için ... Dek. Mim. Yapı Malz. Şirketi ile ticari ve hukuki ilişkiye girdiğinin açıkça gözüktüğünü, davada Şirketin taraf gösterildiğini, vekalet verilen ve tapusal işlemi yapan kişilerin taraf gösterilmediğini, müvekkiline yönelik açılan davanın hukuki temelinin olmadığını, dava konusu taşınmazın internetten satışa arz edildiğini gördüklerini ve davalılardan ... ile birlikte iki aile olarak satın alma konusunda anlaştıklarını, bankadan 40.000,00 TL kredi çekildiğini, kısmen vekil edeninin annesi ...'den 110.000,00 TL nakit para alındığını ve arazi bedeli olan 170.000,00 TL'nin temin edilerek satın alındığını, müvekkilinin satış yapan kişileri sadece bu işlem sebebi ile tanıdığını, bedelinin tapu ve belediye tarafından belirlenen değer olduğunu, müvekkilinin üçüncü kişi olarak mülkiyet hakkının koruma altında olduğunu, davanın davacı taraf ile Şirket ve işlemi yapan vekiller arasında kendi iç sorunlardan kaynaklandığını belirterek reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediğini, davacının gayrimenkul takası için ... Alçı Dek. Mim. Yapı Malz. İnş. San. Tic. Ltd. Şirketi ile ticari ve hukuki ilişkiye girdiğinin açık olduğunu, müvekkilinin emekli öğretmen olduğunu, diğer davalılar ile kan bağının ve tanışıklığının olmadığını, diğer davalı ...'ın eşi ...'ın internetten bulduğu dava konusu yeri iki aile birlikte satın almak için anlaştıklarını ve aldıklarını, taşınmazın gerçek değerinde satın alındığını, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu ve haklarının koruma altında olduğunu, davanın kötü niyetli olarak açıldığını belirterek reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediğini, davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkilinin yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti. ile davalı ... Ltd. Şti. arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki olduğunu, davaya konu arsanın günübirlik bir ticaret yapılarak devir alınmış taşınmaz olmadığını, müvekkili ile diğer davalılar arasında herhangi bir akrabalık bağı bulunmadığını, müvekkili ile davalılardan ... Ltd. Şti. ile aralarında taşeronluk ilişkisinin mevcut olduğunu ve bu Şirketten müvekkilinin alacaklı olduğunu, vekaletnamenin kötüye kullanılması işinin müvekkiline izafe edilemeyeceğini, müvekkilinin gerçek bir alacak sonucunda bu arsayı devir aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; davalı ... Dekorasyon Şirketi ile davacı ... arasında imzalanan 27.03.2015 tarihli Takas Sözleşmesi gereğince dava konusu edilen ve öncesinde davacı adına kayıtlı bulunan üç adet arsanın davalı ... Şirketine devri karşılığında davalıya ait inşaattaki üç dairenin satışının da davacıya yapıldığı, bahse konu 1+1 dairelerin fiili olarak davacıya teslim edildiği, davacı tarafından elektrik, su abonelikleri kendi üzerine alınarak bu dairelerin davacı tarafından kiraya verildiği, bu takas sözleşmesi gereğince daha sonra, davacının üç arsasını vekaletle ... Ltd. Şirketinin bildirdiği kişilere devrettiği, yani ortada tarafların kendi özgür iradesiyle imzalamış oldukları geçerli bir takas sözleşmesinin bulunduğu, dava dosyasındaki tüm deliller ile ceza mahkemesi yargılamasından anlaşıldığı gibi davalı konumundaki vekillerin vekalet verenin haklı menfaatlerini gözettikleri, sadakat ve özen yükümlülüklerini de yerine getirdikleri, nitekim davacıya ait arsaların satışı karşılığında alınan paraların vekil eden davacıya ödenmesi zorunluluğunun burada bulunmadığı, yukarıda da işaret edildiği üzere bu arsaların karşılığının takas sözleşmesine konu üç adet daire ile zaten ödenmiş durumda olduğu, dolayısıyla burada artık vekalet görevinin kötüye kullanıldığından bahsedilemeyeceği, davalılardan ... Ltd. Şti. (ve ... ve oğlu ...) ile üçüncü kişi konumundaki davalılar arasında herhangi bir bağlantı, akrabalık ya da tanışıklık olduğunu davacının ispat edemediği, bu kişilerin, satıcının vekalet görevini kötüye kullandığını bilebilecek konumdaki kişiler de olmadıkları, dolayısıyla dosyadaki son alıcı konumundaki diğer davalıların TMK'nın 1023. ve devamı maddeleri gereğince iyi niyetli üçüncü kişiler olup tapuya güven ilkesi gereğince haklarının koruma altına alındığı, vekalet görevinin kötüye kullanılması şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki hukuki işlemin temelinin takas sözleşmesi olduğu, takas sözleşmesi gereğince davacının taşınmazları davalı tarafa devir ettiği, davalı Şirketin de vermesi gereken bağımsız bölümleri davacıya teslim ettiği, ancak tapularını devredemediği, davacının aralarındaki takas sözleşmesine binaen hukuki yollara müracaat etmesi gerektiği, vekalet görevinin kötüye kullanılması olgusunun dava konusu olayda oluşmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin delillerin takdiri ve kararının sonuç itibari ile doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; vekalet görevinin kötüye kullanılması yoluyla dava konusu taşınmazların müvekkili kandırılarak ve muvazaalı olarak esasen aralarında bağlantı bulunan 3. kişiler üzerine devredildiğini, taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlığın temelinde takas sözleşmesi olduğundan davanın açıldığı tarih itibariyle bahsedilemeyeceğini, çünkü davanın açıldığı 2016 yılında davalı ... ve ...'nın müvekkili davacı ile aralarında bir takas sözleşmesi olduğunu kabul etmediklerini ve hatta inkar ettiklerini, vekilin sadakat ve özen yükümlülüğüne uymadığı son derece açık olduğu gibi dairelerin fiziken kullanılmasına ses çıkarılmayarak esasen müvekkilinin kandırıldığını, nitekim bütün bu hususların Ağır Ceza Mahkemesi içeriğindeki tanıklar, bilirkişi raporu, sosyal medyada davalıların ve emlakçı ...’ın birbirlerini takip ediyor olması, birbirlerini tanıyor olması ve yakın arkadaş olmalarının taraflar arasındaki el ve işbirliğini açıkça ortaya koyduğunu, davalıların çelişkili ifadelerde bulunduklarını, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı ve muvazaalı devirler yapıldığı hususunun tüm dosya kapsamı ile sabit olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacının ... 11. Noterliğinin 03.11.2015 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalılar ..., ... ve ...'ı vekil olarak tayin ettiği, davacıya vekaleten davalı ...'ın 05.11.2015 tarihli satış işlemi ile davacının kayden maliki olduğu 14 02... parsel sayılı taşınmazını davalı ...'na, aynı ada 4 parsel sayılı taşınmazını davalı ...'a, aynı ada 13 parsel sayılı taşınmazını ise davalı ... .... devrettiği, davacı ile davalı ... ... Ltd. Şti. arasında 27.03.2015 tarihinde dava konusu parselleri de içeren bir takas sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereğince davacıya verilmesi gereken C blok 10, 19... nolu üç adet 1+1 dairenin davacı ...'ye teslim edildiği, bu dairelerin elektrik ve su aboneliklerinin davacı üzerine yapılmış olduğu, yine takas sözleşmesi gereğince davacının davalı ... ... Ltd. Şti.'ye vermesi gereken üç adet parseli davalı Şirkete devretmesi gerekmekte olup bunun için davacının ... 11. Noterliğinin 03.11.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vekaletnamesini verdiği ve bu vekaletname ile yukarıda bahsi geçen devirlerin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 435,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalılar vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.