Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/5911 K.2025/3734

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/5911 📋 K. 2025/3734 📅 16.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/5911 E.  ,  2025/3734 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1170 E., 2023/1094 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/142 E., 2021/408 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usuli eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.09.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacılar vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılar vekili gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacıların murisi ........nın maliki olduğu 1 11... parsel sayılı taşınmazını oğlu davalı ...'ya, 1 11... ve 1 07... parsel sayılı taşınmazlarını oğlu davalı ...'ya mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak devrettiğini, murisin terekesinde bıraktığı taşınmazların ise daha küçük ve değersiz taşınmazlar olduğunu, devir sırasında tam teşekküllü devlet hastanesinden sağlık raporu alınmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının davacıların miras payı oranında iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; devir sırasında ... Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği Sağlık Kurulu Başkanlığı tarafından verilen 06.02.2018 tarihli raporun esas alındığını, murise ve eşine oğulları tarafından bakıldığını, 1 07... parselin muris ve murisin kardeşi olan İ.......... tarafından 58.000,00 TL bedelle temlik edildiğini, murisin terekesinde 1 07... ve 63 parseller ile 7 38... parseldeki 9 nolu bağımsız bölümün ve 15 57... parsel sayılı taşınmazların bulunduğunu, murisin ... ... Konut Yapı Kooperatifine bizzat ödeme yaparak 11 51... parsel C Bloktaki 9 ve 10 nolu bağımsız bölümleri davacılar adına tescil ettirdiğini, iddianın doğru olmadığı belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.12.2020 tarihli ve 2019/27 Esas, 2020/313 Karar sayılı kararıyla; murisin süregelen hastalığı bulunduğu ve ölümünden önceki son bir yılını yatağa bağımlı olarak geçirdiği, sağlığında davalılarla birlikte yaşadığı, bakım ve gözetiminin davalılar tarafından karşılandığı, murisin davacılar lehine de kazandırma yaptığı, amacının mirastan mal kaçırmak olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 13.03.2021 tarihli ve 2021/207 Esas, 2021/246 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiği, murisin elinde kalan veya intikal eden mal varlığının miktarı ve değeri ile davalıya temlik edilen dava konusu taşınmazların murisin tüm mamelekine oranı belirlenerek makul sınırı aşıp aşmadığı hususlarında araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, kabule göre de hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli ve 2021/142 Esas, 2021/408 Karar sayılı kararıyla; murisin süregelen hastalığı bulunduğu ve ölümünden önceki son bir yılını yatağa bağımlı olarak geçirdiği, sağlığında davalılarla birlikte yaşadığı, tüm bakım ve gözetiminin davalılarca karşılandığı, terekesinde başka taşınmazların da bulunduğu, ölünceye kadar bakma akdi ile temlik edilen taşınmazların makul sınırda kaldığı, muris tarafından davacılar lehine de kazandırmalar yapıldığı, gerçek iradesinin mirasçılardan mal kaçırma olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.06.2022 tarih, 2022/508 Esas, 2022/739 Karar sayılı kararı ile; kararı ile murisin bakım ihtiyacının ötesinde mal varlığının büyük bir kısmını davalılara devrettiği, makul sınırın aşıldığı, davalılara aldığı kuyumcu dükkanı nedeniyle davacılara da mesken aldığı, murisin asıl amacının kız çocuklarından mal kaçırmak olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 27.04.2023 tarih, 2022/6098 Esas, 2023/2497 Karar sayılı kararı ile; taraf tanıklarının muris .... ... davacılar ile arasının iyi olduğunu, beşeri ilişkilerde sorun olmadığını ifade ettikleri, murisin dava konusu taşınmazlar dışında terekesinde taşınmazlar bulunduğu, dinlenen davacı tanıklarının da murisin mirasçılardan mal kaçırmasını gerektirir somut olgular ortaya koymadıkları, dinlenen davalı tanıklarının beyanları ile savunmanın desteklendiği, davalıların bakım akdini ifa ettikleri, davalılara yapılan temliklerin mal kaçırma kastı ile yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; bozma kararındaki gerekçe benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; bölgenin gelenek ve görenekleri göz ardı edilerek karar verildiğini, temlikin kız çocuklarından mal kaçırmak amaçlı yapıldığını, gerçek amacın bağış olduğunu, muris muvazaasının sadece murisin alt soyu ile beşeri ilişkilerinde sorun olmasına dayalı olarak yapılmadığını, murisin erkek çocuklarına üstünlük tanıdığını, ayrıca davalı tanığı ... ... ile davacı tanığı .... ile ... .... beyanlarının dikkate alınmadığını, murisin davacılardan ... ile 25 yıl küs kaldığını ve dava konusu temlikleri bu zamanda gerçekleştirdiğini, davacılardan ... ile ayrı şehirlerde yaşadığı ve yılda bir iki kez görüştüklerini, buna karşılık murisin davalılar olan erkek çocuklarıyla birlikte çalıştığını ve her gün görüştüğünü, murisin varlıklı biri olup mal varlığı ve geliri ile geçinmesi, gerektiğinde kendisine baktırması mümkün iken ölünceye kadar bakma akdi yapmaktaki amacının kız çocuklarından mal kaçırma isteği olduğunu, murisin ölümünden bir yıl öncesine kadar sağlık durumunun iyi olduğunu ve bakıma ihtiyacının bulunmadığını, temliklerde makul sınırın aşıldığını, 9 ve 10 nolu bağımsız bölümler yönünden ise kooperatifin taksitli ödemelerine 1994 yılında başlandığını ve 2001 yılında inşaatın tamamlanması ile taşınmazların davacılar adına alındığını, ortada murisin adına kayıtlı olup kız çocuklarına sattığı veya ölünceye kadar bakma akdi ile devrettiği taşınmaz bulunmadığını, 1990 yılında muris tarafından davalılara kuyumcu dükkanı alınmasından sonra davacılara bağımsız bölümlerin kazandırıldığını, bu bağımsız bölümlerin hesaplamaya dahil edildiğini ancak kuyumcu dükkanının dahil edilmediğini, murisin taşınmaz satmaya ihtiyacının olmadığını, tüm tanık anlatımlarında murisin yalnızca davalı oğlu ... ile birlikte yaşadığının anlaşıldığı, diğer oğluna ölünceye kadar bakma akdi ile devir yapmasının gerektirir bir durum olmadığını, bakım borcunun yerine getirilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1937 doğumlu muris..........’nın 14.06.2018 tarihinde öldüğü, geride kızları olan davacılar ile oğulları olan davalıların mirasçı olarak kaldıkları, murisin 1 11... ve 12 parsel sayılı taşınmazlarını 24.07.2007 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile davalılara temlik ettiği, 1 07... parseldeki ½ payının tamamını ise 07.02.2008 tarihinde davalı ...’ya satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Davalı taraf duruşmaya katılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.