İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/120 K.2025/226
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/120 Esas
KARAR NO: 2025/226
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/10/2024
KARAR TARİHİ: 10/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı gayrimenkul şirketinde 27/01/2023 tarihlinde %50 paylaşımlı emlak komisyonuyla gayrimenkul danışmanı olarak çalışmaya başladığını, firmanın ilk satışa sunduğu ----------- projesinden ------------ isimli müşterilerine 1 nolu dairenin satışına danışmanlık ve aracılık ettiğini, 17/04/2023 tarihinde müşteri ---------- adına tapu devri gerçekleştiğini, tapu devrinin gerçekleşmesiyle emlak komisyonuna hak kazandığını, ancak bu zamana kadar firmadan tarafına her hangi bir ödeme gerçekleşmediğini, firmanın bir sonraki satışa sunduğu ----------- projesinden 2 nolu villayı ----------, 4 nolu villayı ------------ve 5 nolu villayı ---------- isimli müşterilere villa satışına danışmanlık ve aracılık ettiğini, 25/06/2023 tarihinde müşteriler adına tapu devirleri gerçekleştiğini, tapu devirlerinin gerçekleşmesiyle emlak komisyona hak kazandığını, ancak bu zamana kadar firmadan tarafına her hangi bir ödeme gerçekleşmediğini, firmanın ------------- projesinde ise 9 nolu villayı ------------, villa numaralarını hatırlamadığı bir adet villayı --------- ve bir adet villayı ---------- isimli müşterilere villa satışına ilişkin danışmanlık ve aracılık ettiğini, 28/07/2023 tarihinde müşteriler adına tapu devri gerçekleştiğini, tapu devrinin gerçekleşmesiyle emlak komisyonuna hak kazandığını, ancak bu zamana kadar firmadan tarafına her hangi bir ödeme gerçekleşmediğini, firmanın ---------- projesinde ise 23 nolu villayı ----------- isimli müşteriye villa satışına ilişkin danışmanlık ve aracılık ettiğini, 28/12/2023 tarihinde müşteriler adına tapu devri gerçekleştiğini, tapu devrinin gerçekleşmesiyle emlak komisyonuna hak kazandığını ancak bu zamana kadar firmadan tarafına her hangi bir ödeme gerçekleşmediğini, emlak komisyon alacaklarından doğan alacaklarının tarafına ödenmesi için defaaten istemesine rağmen firma tarafından bugüne kadar tarafına herhangi bir ödemenin gerçekleşmediğini, fazlaya ilişkin haklar ve taleplerini ıslah etme hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabülü ile 2.500,00 TL ----------- proje satışında hak kazandığı emlak komisyon ücretinin tapu tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduatı faizi birlikte davalıdan alınarak tarafına verilmesini, miktar tespit edildiğinde eksik harcı tamamlamak üzere tarafına süre verilmesini, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasını, 2.500,00 TL ----------- proje satışında hak kazandığı emlak komisyon ücretinin tapu tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduatı faizi birlikte davalıdan alınarak tarafına verilmesini, miktar tespit edildiğinde eksik harcı tamamlamak üzere tarafına süre verilmesini, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasını, 2.500,00 TL ----------- proje satışında hak kazandığı emlak komisyon ücretinin tapu tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduatı faizi birlikte davalıdan alınarak tarafına verilmesini, miktar tespit edildiğinde eksik harcı tamamlamak üzere tarafına süre verilmesini, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasını, 2.500,00 TL -------- proje satışında hak kazandığı emlak komisyon ücretinin tapu tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduatı faizi birlikte davalıdan alınarak tarafıma verilmesine, miktar tespit edildiğinde eksik harcı tamamlamak üzere tarafına süre verilmesini, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasını, yargılama giderleri ile ileri de avukatla temsil etmesi halinde ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası olarak açılan davanın hukuki yarar şartı yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı, tüketici konumunda olmamasına rağmen işbu davayı tüketici mahkemesinde açtığını, huzurdaki davaya görevsiz bir mahkemede ikame edildiğini, huzurdaki davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı gayrimenkul danışmanlığı hizmet sözleşmesine ve hukuka aykırı olarak gayrimenkul danışmanlığı faaliyeti gösterdiğini, davacı 23.01.2024 tarihli ve 27.01.2023 tarihli gayrimenkul danışmanı sözleşmelerinde kendisine yüklenen edimleri yerine getirmediğini, davacı gayrimenkul danışmanlığı yapmak için kanunen gerekli belgeleri tamamlamadığını ve vergi açılışı olmadan kayıt dışı gelir elde etme kastı güttüğünü, davacının gayrimenkul danışmanı olarak faaliyet gösterdiğini iddia ettiği tarihlerde vergi açılışı bulunmadığını, davacının vergi açılışı yapmamasının nedeni vergi ödemekten kaçınmak istemesi olduğunu, davacının dava dilekçesinde adı geçen satışlarla ilgili herhangi bir hak edişi bulunmadığını, davacı, dava dilekçesinde satışların gerçekleştiğini iddia etmekte, ancak bu iddiaya ilişkin satış bedellerinin toplamını belirtmemekte olduğunu, davacıya topraktan projelerden toplam satış bedeli üzerinden %2 komisyon verileceğine dair taraflar arasında yazılı veya sözlü bir akit bulunmadığını, davacıya topraktan projelerden toplam satış bedeli üzerinden %2 komisyon verileceğine dair taraflar arasında yazılı veya sözlü bir akit bulunmadığını, davacının müvekkile 200.000 TL eğitim ücret bedeli borcu bulunduğunu, fakat bu borç davacı tarafından ödenmediğinden icra takibine konu edildiğini, müvekkilin borcunun olduğu varsayılsa dahi öncelikle davacının borcunu ödemesi veya davacının borcundan müvekkilin borcunun mahsup edilmesi gerektiğini, öncelikle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkil hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; simsarlık sözleşmesi kapsamında ödenmeyen komisyon bedelinin tahsiline ilişkin alacak davasıdır.
Davanın safahatı incelendiğinde ilk olarak ------------- sayılı dosyası üzerinden açıldığı ve bu davada verilen görevsizlik kararı neticesinde mahkememize tevzi edildiği görülmüştür.Kepsut Malmüdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda, ----------- Malmüdürlüğünün müzekkere cevabına göre davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve V.U.K. 177. Maddesine göre kazançlar toplamının esnaf sınırında kaldığı, dolayısıyla davacının tacir olmadığı, ortada her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari davanın da söz konusu olmadığı gibi TTK'da sayılan mutlak ticari davanın da söz konusu olmadığı bu nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varıldığından, HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verimiştir
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-TTK 4, 5/3. ve HMK m.1, HMK.114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca mahkememizin görevsiz olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığından usulden reddine,
2-HMK.'nun 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli---------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK.'nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
İlişkin olarak, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/03/2025