Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3943 K.2025/2945
1. Hukuk Dairesi 2023/3943 E. , 2025/2945 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/419 E., 2023/627 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/303 E., 2022/404 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.05.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile Vakıf mütevellisi ... ve temyiz edilen davalı Hazine vekili Avukat ... geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili Melikgazi ilçesi ... Mahallesinde 1959 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda vakfa ait taşınmazın hatalı olarak 569 ada 2 parsel nosuyla Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, vakıf adına tapu kaydı olduğunu ileri sürerek çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı Vakıf adına tapuya tescilini, mümkün olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin davacı Vakfa ödenmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın 1950 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda Hazine adına tescil edildiği, 22.06.1960 tarihinde taşınmazın mülkiyetinin ... Belediyesine, 06.09.1989 tarihinde de Melikgazi Belediyesine devredildiği, davalı Hazinenin tapu maliki olmaması nedeni ile davacı tarafın tapu iptali ve tescil talebinde haklı olmadığı gerekçesiyle bu talebin reddine, taşınmaz bedeli olarak bilirkişilerce belirlenmiş olan ve terditli olarak açılmış olan 3.997.392,21 TL bedel yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın tapu iptali ve tescil talebinin kadastro öncesi nedene dayalı olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereğince hak düşürücü süre içinde talep edilmediği, bu sebeple talebin reddinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak davacının tazminat talebi, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 05.04.2022 tarih 2021/9280 Esas 2022/2768 Karar sayılı emsal içtihadında benimsendiği üzere tazminat talebinin dayanağı tespitin hatalı yapıldığı iddiasına ve tespit öncesi nedene dayalı olduğundan, taşınmazın aynına ilişkin isteğin dinlenemeyeceği durumda tazmin isteği de dinlenemeyeceğinden, dava dilekçesinde TMK'nın 1007. maddesine dayalı bir dava bulunmadığı da gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tazminat talebinin kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi hükmü gereğince kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince tapu iptali ve tescil taleplerinin hak düşürücü süre nedeni ile ret edilmediğini, tapu malikinin Hazine olmaması nedeni ile ret edildiğini, terditli taleplerinin ise haklı bulunarak kabul kararı verildiğini, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 23. maddesinde vakıf taşınmazları üzerinde olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanma yasağı bulunduğunu, özel bir kanun olan Vakıflar Kanunu'nun uygulanması gerektiğini, davacı Vakfın, taşınmazı hayır işlerinde kullanacağını, davalı Hazine, ödeyeceği tazminat bedelini üçüncü şahıslardan rücu edebileceğini belirterek ve re'sen görülecek nedenlerle ret kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu ... ili Merkez ilçesi ... Mahallesinde bulunan 569 ada 2 parsel sayılı 4.397,00 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz tarla vasfı ile taşınmazın hak sahibinin tespit edilemediği ve herhangi bir şahıs tarafından da mülkiyet iddiasının bulunulmadığı belirtilmek suretiyle 2613 sayılı Kanun'un 22. maddesi gereğince Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 435,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı Hazine vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.