Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4044 K.2025/3874

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4044 📋 K. 2025/3874 📅 22.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/4044 E.  ,  2025/3874 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1898 E., 2024/331 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ortaca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/357 E., 2021/293 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; murisleri ...'in .. ... Noterliğinin 28.07.1980 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile yeğeni olan Avukat ...'ı vekil tayin ettiğini, murisin bilgisi ve talimatı olmadan vekaletnameye eklenen taşınmaz satış yetkisi ile eski 7 45... ve 4927 parsel sayılı taşınmazının vekil .. tarafından 21.07.1983 tarihinde davalı ...'ya gerçek değerinin çok altında bir bedelle satıldığını, ... ise taşınmazı davalı ...'a, ...'un da diğer davalı ...'ya satış suretiyle devrettiğini, murisin çok yaşlı, hasta, yalnız olmasından ve okur yazar olmamasından faydalanarak alınan vekaletnamedeki satış yetkisinin gerçek iradesini yansıtmadığını, 80 yaşının üzerinde olan yaşlı ve hasta bir kadının, yeğeni sıfatıyla telkin edilen güven karşısında, bu durumundan istifade edilmesinin ve kandırılmasının çok zor olmadığını, gerçekleşen satış işleminden haberdar olduğunda muris ... tarafından vekilin yetkisini tecavüz ve gabin sebebiyle tapu iptal davası açıldığını ancak takipsizlik nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, satış bedelinin murise ödenmediğini, dava konusu taşınmaz sahte/kötüniyetli irade ile alınan bir vekaletname ile devredildiğinden iyiniyet karinesinden yararlanılamayacağını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın gerçek değerinin tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL tazminatın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı ...; dava konusu taşınmazları muristen satın almadığını, davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürelerin geçtiğini, iddiaların soyut ve birbirleri ile çeliştiğini, taşınmazı satın aldığı tarihten itibaren nizasız ve fasılasız olarak kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; dava konusu taşınmazın satışına ilişkin murisin verdiği vekâletnamenin münhasıran bir taşınmaz satış vekâletnamesi olduğunu, davacıların iddia ettiği gibi bir dava vekâletnamesinin söz konusu olmadığını, iddiaların doğru olmadığını, Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında murisin de vekâletnamenin sahte olmadığını bildiğinin anlaşıldığını, dava konusu taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, satış bedelini vekile ödediğini, iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; taşınmazı iyiniyetli olarak, tapu kayıtlarına güvenerek devraldığını, Türkiye’ye tatile geldiğinde kalmak için taşınmazı aldığını, daha sonra da işlerinin yoğunluğu nedeniyle Türkiye’ye gelemediği için sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mirasçı olan davalı vekil .. yönünden davanın eldeki davadan tefriki ile yeni bir esasa kaydedilmesine karar verilmek suretiyle mirasçı olmayan diğer davalılar yönünden eldeki davada yargılamaya devam edilmiş, muris .. bir kısım mirasçıları tarafından miras payı oranında talepte bulunulduğu, davacılar dışında başka mirasçıların da olduğu, ehliyetsizlik ve vekâlet görevinin kötüye kullanılması iddiasına dayalı davaların tereke adına açılması gerektiği, mirasçılardan bir bölümünün payları oranında açtıkları davanın dinlenilmesine olanak bulunmadığı, tereke adına dava açılmadığından terekeye mümessil tayin edilerek yargılamaya devam edilmesinin de pay oranında açılan davanın dinlenmesini olanaklı hale getirmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı ve eksik değerlendirme yapıldığını, dava konusu taşınmazın terekeye döndürülmesi isteğinin bulunup bulunmadığının sorulmak suretiyle kesin olarak belirlenmesi, terekeye döndürülmesi, diğer deyişle ...'in tüm mirasçıları adına tescil istemi bulunduğundan aktif dava ehliyetinin tamamlanması yoluna gidilmesi, bu eksiklik tamamlandıktan sonra işin esasına girilmesi gerektiğini, hiçbir gerekçe belirtilmeksizin, istinaf nedenleri dikkate alınmaksızın istinaf talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; ehliyetsizlik, irade sakatlığı ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenlerine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...'in ... 2. Noterliğinin 28.07.1980 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile yeğeni olan ...'ı vekil tayin ettiği, muris adına kayıtlı (eski) 745 parsel sayılı taşınmazın vekil ... tarafından 21.07.1983 tarihinde davalı ...'ya satış suretiyle devredildiği, ... ise taşınmazı 05.10.1988 tarihinde davalı ...'a, ...'un da 15.12.1989 tarihinde davalı ...'ya temlik ettiği, 1901 doğumlu muris ...'in 24.04.1986 tarihinde öldüğü, davacılar dışında başka mirasçıları da bulunduğu, davalılar .., ... ve ... ise mirasçı olmadıkları, başka bir deyişle muris ...'nin terekesine karşı üçüncü kişi konumunda oldukları anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187.80 TL ... onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.